Kitap

2020 Yılının Çok Satan Kitaplar Önerisi

Bu makale, 2020 senesinde okuduğumuz ve okumayı düşündüğümüz kitapları paylaşarak, yıl içinde ne kadar kitap okuduğumuzu belirlemek ve kitap önerisi isteyen arkadaşlara da bir fikir vermek amacı ile sizler için oluşturulmuştur.

Şeker Portakalı: Jose Mauro De Vasconcelos

 

Brezilya edebiyatının klasiklerinden biri olan Şeker Portakalı, Jose Mauro de Vasconcelos’un başyapıtı kabul edilmektedir. Yetişkinler dünyasının kısıtlamalrına hayal gücüyle meydan okuyan Zeze’nin yoksulluk, acı ve umut dolu hikayesi yazarın çocukluğundan derin izler taşımaktadır. Beş yaşındaki Zeze hemen her şeyi tek başına öğrenmektedir; sadece bilye oynamayı ve arabalara asılmayı da değil, okumayı ve sokak şarkıcılarının ezgilerini de. En yakın sıra dışı ise anlattıklarına kulak veren ve Minguinho adını verdiği bir şeker portakalı fidanıdır. Bu kitabın ayrıca Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adlı devam kitapları da vardır.

Körlük: Jose Saramago

Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının kırmızıdan yeşile dönmesini bekleyen bir adam birdenbire kör olur. Fakat karanlığa değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye hızla yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınmaya başlar. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir bu ülkede. Yaşam durmuştur ve insanların tek çabası, ne pahasına olursa olsun hayatta kalabilmektir.

Fareler ve İnsanlar: John Steinbeck

Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi yerinde olmayan yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü bizlere anlatır. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin hikayesinde, dostluk ve dayanışma duygusu çok önemli bir yer tutar. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu eder bu destansı romanında.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü: Victor Hugo

Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nü kaleme aldığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla tasvir ederek kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış ve bunda da başarılı olmuştur.

Fahrenheit 451: Ray Bradbury

Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu geleceğin dünyasında kitaplar ise yok olmak üzereydi ve zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı, yani kitapları. İnsanların uğruna canını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde neler vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşamaya devam edilebilir miydi?

Kırmızı Pazartesi: Gabriel Garcia Marquez

Kolombiyalı efsane yazar Gabriel García Márquez’in 1981’de yayımlanan yedinci romanı olan Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği fakat engel olabilmek için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsüdür. Hem Kolombiya’da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede dikkat çekici etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını biz okurlara aktarıyor.

Momo: Michael Ende

Momo, büyük bir kentin tiyatro harabelerinde yaşamakta olan küçük bir kızdır. Buldukları ya da kendisine hediye edilenler haricinde hiçbir şeyi yoktur. Fakat olağanüstü bir yeteneği vardır: Momo, mükemmel bir dinleyicidir ve bunun için oldukça bol zamanı vardır.
Bir gün hayaletimsi topluluk “duman adamlar” ortaya çıkar. İnce hesaplı planlar kurup insanların zamanını çalmaya başlarlar. Onları durduracak tek kişiyse Momo’dur.

Leave a Comment