KARANTİNADA NE OKUSAK ?

0

Herkese selam arkadaşlar. Yeni bir blog yazısına hoşgeldiniz. Evdekal isimli kendi ohal projemiz devam ederken, evde kaldığımız süre boyunca yapabileceğimiz aktivitelerden bir önceki yazımda bahsettim sizlere.

Bugün bu yazımda önceki yazımda bahsettiğim kitap okuma aktivitesi üzerine konuşacağız. Bildiğimiz üzere evde kapalı kalınca vakit çok yavaş geçiyor ve insan hemen sıkılabiliyor. Bu sıkıntılı anları yenmek ve kendimize biraz olsun iyilik yapmak istiyorsak bol bol kitap okumaya çalışmalıyız. Size önereceğim kitaplara geçmeden önce, her insanın okuma zevki ve odaklanma süresinin farklı olduğunu hatırlatırım. Yani bu kitapları çok beğenebilirsiniz ya da birkaçı size hitap edebilir.  Fakat herkese uygun kitaplar önermeye çalışacağım tabi. Ama daha önce önerdiğim kitapları görmek ve kendinize uygun kitabı bulacağınıza inanıyorsanız önceki videolarıma göz atmanızda fayda var.

Karantinada kaldığımız şu günlerde, bizleri bu gergin ve sıkıntılı günlerden alıp, bambaşka dünyalara götürecek kitaplara ihtiyacımız var. Bizlerde böyle bir etki yapacağına inandığım ilk kitabımız Şeker Portakalı kitabı. Bu kitabı neredeyse hemen hemen herkes  okudu. Her yaştan insana hitap eden bu kitabı okumadıysanız mutlaka ama mutlaka okuyun. Bu güzel ve akıcı kitapta, küçük kahramanımız Zezenin iç dünyasına ve yaşantısına tanıklık ediyoruz. Siz kitabın ilk cümlesini okuyayım : “ Günün birinde acıyı keşfeden bir çocuğun öyküsü. “.Bu derin cümle, kitap hakkında bize az da olsa bir fikir veriyor. Küçük zeze, fakir bir ailenin zengin hayallere sahip, olgun düşünen bir üyesidir. Ayrıca çok yaramaz ve maceraperesttir. Bu kitabı okuyanların çoğu belli başlı duygular ile okumuştur. Bu duyguların en başında ise hüzün geliyor bence. Çünkü zezenin yaşadıkları hüzün doludur. Okul ve ev arasında hayatı akıp giderken, bir gün taşınıyorlar ve yeni taşındıkları evin bahçesinde bir şeker portakalı fidanı buluyor zeze. Çocuk bu, o fidanla arkadaş oluyor. Zeze büyüyor, fidan da büyüyor. Zamanının çoğunu fidanla konuşarak, dertleşerek geçiriyor. Bizde okudukça zezeyle birlikte vakit geçiriyoruz aslında.

Bazı kitaplar vardır, insanın ruhuna dokunur. İşte bu kitap da tam olarak öyle bir kitap. İnsanın ruhuna dokunan ve ona bir şeyler katan bir kitap. Bu kitaptan ayrı Zezenin iki tane daha devam kitabı var. O kitaplar da mutlaka okunmalı. İlerleyen zamanlarda o kitapları da bu kanalda öneriyor olacağım.

Geldik ikinci kitabımıza. Saramago’dan görmek kitabı. Saramago deyince insanın aklına bitmeyen virgüller, adı bilinmeyen bir yer ve adı bilinmeyen insanlar geliyor. Şunu belirtmem gerekir ki bu kitap yazarın Körlük kitabının devamı olmuş arkadaşlar. ben körlük kitabından ayrı bir hikaye beklemiştim ama hikayenin sonu körlük kitabına bağlanıyor. Yani size önerim bu kitabı okumadan önce, yazarın Körlük kitabını okuyun arkadaşlar. şimdi kitabın konusuna gelecek olursak..Körlük kitabında yani bir önceki kitapta  insanların başına Beyaz Körlük denen bir salgın gelmişti. Tüm insanlar birden kör oluyordu. Bu kitapta ise bu ülkede boş oy salgını vardır. Seçim günü hava yağmurludur ve oy kullanmaya kimse gelmez. Hükümet, insanların yağmurdan dolayı mı oy kullanmaya gelmediklerini yoksa bir isyan söz konusunu mu olduğunu anlamaya çalışır. Oy verme süreci sona ermek üzereyken insanlar oy kullanmaya gelir ve oy sayımı çıkan sonuçta hemen hemen tüm oylar boştur. Seçimi tekrarlayan hükümet, sonucun değişmediğini görür. Hükümet bunun bir salgın olduğunu düşünür ve halka zulüm etmeye başlar. Başkent başka bir şehre taşınır. Hükümet o şehirdeki insanlarını terkeder. Olaylar bu noktadan sonra başlar. Kitabın konusu oldukça sıradışı ve sürükleyiciydi bana göre. Tek zorlayıcı tarafı yazarın noktalama işaretlerini kullanmaması..böyle olunca bazen anlam karışıklığı ortaya çıkıyor. Ama genel olarak akıcı ve güzel bir kitaptı. Tekrar hatırlatayım, bu kitabı okumadan önce mutlaka körlük kitabını okuyun.

Üçüncü kitabımız Sabahattin ali’den Sırça Köşk. Yazarın çoğu kitabını okudum ve son olarak sırça köşk kitabını da bitirdim. Bu kitap içinde çokça öykü barındırıyor. Yani kürk mantolu Madonna, içimizdeki şeytan gibi tek bir öyküden oluşmuyor. Yazarın ara ara yazdığı kısa hikayeler var içinde. 13 öykü ve 4 masal var kitapta. Her hikaye birbirininden farklı ve farklı olayların içine dalıyorsunuz. Bu yönden kitap sizi sıkmıyor asla. En azından ben sıkılmadım okurken. Ama  bazı hikayeler  birden kesilmiş gibi  bitiverdi.  Fakat sizlere hitap eden ve beğeneceğiniz öyküler mutlaka olacaktır. Ben çoğunu beğendim ve farklı insanları tanımak farklı olaylara tanıklık etmek benim açımdan iyiydi. Yazarın üslubunun iyi ve sarsıcı olduğunu okuyucuları zaten biliyor. Eve kapandığımız şu sıkıcı günlerde, tüm derdinizi, sıkıntınızı kenara bırakıp yazarın öykülerinde kaybolmak isterseniz bu kitabı mutlaka okuyun. Zaten kitap ince olduğu için çok fazla zamanınızı almayacaktır. Ayrıca akıcı ve sizi kendine çeken üslubuyla çabucak ısınacaksınız bu kitaba. Türk edebiyatının bu güzel ve özel eserini beğeneceksiniz.

Dördüncü kitabımız, bir macera ve aksiyon kitabı olan Nabız adlı roman. Çoğumuz bu kitabı ilk defa görüyor belki. Ben de rafların arasında zar zor görmüştüm ve arka kapağını okuyunca almaya karar verdim. Çok önceden almıştım bu kitabı ve alır almaz hemen okumaya başladım. Çabucak  bitti zaten. Çünkü hikayesi ve olay örgüsü sizi kendine bağlıyor. Sürekli bir sonraki sayfayı merak ediyorsunuz ve bir an önce sonu ne olacak acaba diye düşünüyorsunuz. Kitabı macera ve aksiyon olarak kategorize ettim ama kitabın içinde mitoloji de var. Herkül’ü hepimiz biliyoruz. Herkülün 12 görevini de mitolojiye hakim olan çoğu insan bilir. Kitabımızda genel olarak bunlar var işte. Tabi kitap günümüzde geçiyor ama mitoloji ve şimdiki zaman çok güzel harmanlanmış. Hikayeye tanıklık ederken Peru, Cebelitarık ve Amerika gibi yerlere de uğrayacağız. Oturduğumuz yerden geçmişe gidip biraz olsun şimdiki zamandan uzaklaşmak istiyorsanız bu kitap sizlere tavsiyem.

Evet, bugün sizlere 4 tane farklı türlerden kitap önerdim. Bu kitapları herkes sıkılmadan, kolaylıkla okuyabilir. Zaten sayfa sayıları az ve akıcı kitaplar. Sizin yapmanız gereken şeyse sadece okumak. Bu  önerdiğim kitaplar, farklı dünyalardan farklı olayları bize getiriyor.  Bir sonraki videodamda yeni konularda yeni kitaplarla görüşmek dileğiyle, kendinize iyi bakın.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.