Genel Kitap

Varoluşu ve Hayatı Sorgulatan Kitap Önerileri

Bazen durduk yere hayatı ve varoluş sebebimizi sorgulamaya başlarız. Bazı kitaplar da buna sebep olabilir. Okudukça hayatı sorgulatan kitaplar vardır. Böyle kitaplar, okudukça sizi sarsar fakat bu kitaplar iyi kitaplardır. Bu yazımızda da hayatı ve varoluşu sorgulatan kitap önerilerinden bahsedeceğiz.

İvan İlyiç’in Ölümü / Tolstoy

İvan İlyiç’in Ölümü adlı bu eser, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ölümün kucağına bırakan bir adamın yaşadığı anları anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi ve anlamlı bir hayat yaşadığını zanneder; fakat hasta yatağında ölümün yaklaştığını hissettikçe, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir hayat sürmüş olduğunu fark etmeye başlar. Tolstoy’un bu romanında insan doğası, yaşamın anlamı ve ölümün gerçekliği gibi temel varoluşsal sorulara cevap aranıyor.

Varolamanın Dayanılmaz Hafifliği / Milan Kundera

Bu güzel eseri, yazarın kendi sözleriyle anlamaya çalışalım:Romanlarımdaki karakterler kendime ilişkin gerçekleşmemiş olabilirliklerdir. Her biri benim ancak kenarında gezdiğim bir sınırı aşmıştır. Çünkü romanın sorguladığı sır o sınırın ötesinde başlar. Roman, yazarın itirafları değildir; bir tuzak haline gelmiş dünyamızda yaşanan insan hayatının araştırılmasıdır.”

Huzursuzluğun Kitabı / Fernando Pessoa

Fernando Pessoa, asıl popülerliğini öldükten sonra kazanmış sıra dışı bir yazardır. Kendine, her biri farklı kategorilerde yazan, farklı felsefeleri ve edebî düşünceleri olan onlarca kurmaca kimlik üretmiştir.

Huzursuzluğun Kitabı” Bernardo Soares isimli kurmaca kimlik imzasıyla kaleme alınmıştır.

Bu yapıt klasik roman kalıbına uymamakla birlikte, roman olarak düşünebilecek bir anlatı olarak okunabilir. Fakat bir günce, bir deneme olarak da okunabilir.

Dava / Franz Kafka

Bir sabah aniden tutuklandığını; ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenen Josef K., neyle suçlandığı söylenmediği için önce bunu bir şaka olarak görse de kısa sürede durumun ciddiyetini anlat. Fakat ne mahkemeye çıkarılır ne de savcılarla görüşebilir. Çalıştığı bankada, kaldığı pansiyonda, gittiği bütün yerlerde herkes, anlaşılmaz bir biçimde bu davadan haberdardır. Kaderin bir tür oyunuyla sürüklenir, savunma gücü yoktur, artık bir hiçtir o.

Leave a Comment